Ümmiye Koçak Kimdir? Arslanköy Kadınlar Tiyatrosu’ndan Beyaz Perdeye
Ümmiye Koçak, köyündeki kadınlarla tiyatro topluluğu kurup film yöneten bir Toros kadını. Hikâyesini ve az imkânla proje başlatmak için derslerini anlattık.
Fikir ile Gelecek Editörlüğü · · güncellendi:

Bir şeyi başlatmak için “doğru zamanı”, “yeterli parayı” ya da “uygun ekibi” bekleyenlerdensen, Ümmiye Koçak’ın hikâyesi sana iyi gelebilir. Toros Dağları’nda, yaklaşık 1.500 metre yükseklikteki bir köyde hayvan otlatan bir kadının önce bir tiyatro topluluğu kurması, sonra film yönetmesi ve hikâyesinin ders kitaplarına girmesi kolay bir yolculuk değildi. Bu yazıda onun hayatını basında yer alan bilgilerle özetliyor, ardından bir öğrenci olarak bu hikâyeden çıkarabileceğin somut dersleri konuşuyoruz.
Çocukluk ve kitaplarla kurulan bağ
Ümmiye Koçak 1957’de Adana’nın bir köyünde doğdu. İlkokuldan sonra eğitimine devam edemedi. Ancak okumayı bırakmadı; basına verdiği röportajlarda ilk okuduğu kitabın Maksim Gorki’nin Ana romanı olduğunu anlatır. Yıllar içinde evinde yüzlerce kitaplık bir kütüphane oluşturdu.
Evlendikten sonra Mersin’in Toroslar ilçesine bağlı Arslanköy’e yerleşti. Üç çocuk annesi olan Koçak, köy hayatının yükünü taşırken bir yandan da yazmaya devam etti.
Arslanköy Kadınlar Tiyatro Topluluğu
Dönüm noktası 2001’de geldi. Koçak, köy meydanında izlediği bir tiyatro gösterisinden sonra kendi köyündeki kadınların hikâyelerini sahneye taşımaya karar verdi. Anadolu Ajansı’na anlattığına göre ilk ekibi kurmak için 40 kapı çaldı ve sonunda 7 kadınla yola çıktı.
Topluluğun amacı, kırsalda yaşayan kadınların hayatına dair farkındalık oluşturmaktı. Oyunlarda köydeki gündelik ilişkiler, kadınların emeği, eğitim ve aile içi sorunlar işlendi. Basına yansıyan anekdotlara göre köyün erkekleri oyunlardaki karakterlerde kendilerini gördü; bu da topluluğun yerel etkisini gösteren en güzel örneklerden biri oldu.
Topluluk önce köyde, ardından şehir merkezinde ve farklı illerde sahneye çıktı. 2006’da Hasret Çiçekleri adlı oyunla Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali’nde yer aldı.

Yün Bebek: Tarlada biriken parayla çekilen film
Tiyatrodan sonra hedef sinemaydı. Koçak, film yapımını öğrenmek için yaklaşık beş yıl araştırma yaptığını ve bu süreçte başka yapımlarda küçük rollerde oynadığını anlatır. Kadına yönelik şiddeti, Toroslarda yaşayan Yörük bir kız çocuğu üzerinden anlatan Yün Bebek filmini kendisi yazdı ve yönetti. Filmin masraflarının önemli kısmını tarlada çalışarak kazandığı parayla karşıladı.
Film 49. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde gösterildi ve çeşitli festivallerde izleyiciyle buluştu. Koçak, bu filmle New York Avrasya Film Festivali’nde “Sinemada En İyi Avrasyalı Kadın Sanatçı” ödülünü aldı.
Sonraki yıllar
2017’de İspanya’da çekilen ve Cristiano Ronaldo’nun yer aldığı bir reklam filminde hem yönetmen hem oyuncu olarak çalıştı; bunun ilk reklam deneyimi olduğunu söyledi. Hayat hikâyesi ortaokul ders kitaplarına girdi. 2020’de verdiği röportajda, Arslanköy halkının rol alacağı ikinci bir film üzerinde çalıştığını anlattı.
Kısa zaman çizelgesi
| Yıl | Olay |
|---|---|
| 1957 | Adana’da doğdu |
| 2001 | Arslanköy Kadınlar Tiyatro Topluluğu’nu kurdu |
| 2006 | Hasret Çiçekleri ile Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali |
| 2010’lar | Yün Bebek filmi; New York Avrasya Film Festivali ödülü |
| 2017 | İspanya’da çekilen reklam filminde yönetmenlik ve oyunculuk |
Bu hikâyeden öğrenciye 5 ders
1. Kaynağın azsa ölçeği küçült, işi büyüt
Koçak ilk gününde bir salon, sponsor ya da profesyonel oyuncu aramadı; köy meydanı ve yedi gönüllü yetti. Bir kulüp etkinliği, podcast ya da kısa film fikrin varsa, ilk denemeyi elindeki imkânlarla yap. Gerçek bir ilk örnek, en iyi tasarlanmış plandan daha ikna edicidir.
2. Kendi hikâyeni anlat
Topluluğun gücü, izleyicinin sahnede kendini görmesinden geliyordu. Yazı, video ya da sosyal sorumluluk projesi yapıyorsan, en iyi bildiğin çevrenin sorunlarından başla. Yakından tanıdığın bir konu, hem daha samimi hem de daha doğru bir iş çıkarmanı sağlar.
3. Öğrenmeyi kendin üstlen
Koçak’ın okul eğitimi kısa sürdü ama okuma alışkanlığı ve film yapmayı öğrenmek için ayırdığı yıllar bu açığı kapattı. Üniversitede de derslerin dışında kalan pek çok beceriyi (kurgu, sahne yönetimi, proje yazma) ücretsiz çevrim içi kaynaklar, kütüphane ve kulüpler aracılığıyla öğrenebilirsin.
4. “Hayır”ları ekip kurma sürecinin parçası say
Yedi kişiye ulaşmak için kırk kapı çalmak, her dört-beş denemenin birinin olumlu döndüğü anlamına gelir. Kulüp üyesi, gönüllü ya da sponsor ararken gelen reddi kişisel algılamamak, süreci sürdürülebilir kılar.
5. Bir işi bitirip görünür kıl
Topluluğun festivale katılması ve filmin festivallerde gösterilmesi, yerel bir çabanın ulusal ve uluslararası görünürlük kazanmasını sağladı. Projeni bitirdiğinde onu yarışmalara, festivallere ya da açık çağrılara göndermeyi ihmal etme. Güncel yarışma ve başvuru ilanlarını Fırsat Radarı sayfamızda takip edebilirsin.
Kaynaklar
- Hürriyet Daily News: A success story from Turkey’s Arslanköy to Spain (2017)
- TRT Haber: Torosların dağ köyünden beyaz perdeye uzanan ödüllü oyuncu Ümmiye Koçak (2020)
- Bianet: Cesareti kelebek etkisi yaratan kadınlar (2018)
- Cumhuriyet: Arslanköy Kadınlar Tiyatro Topluluğu kurucusu Ümmiye Koçak’tan çağrı
İlgili: #FİGSahne ‘Sahne Sırası Bizde’
Sıradaki
Bu yazıyı sevdiysen FiG Notları'na abone ol: iki haftada bir pazar, 5 dakikalık okuma.
Bir hata mı gördün? Bize yaz, düzeltelim.


