İçeriğe geç

ilham · 4 dk

Ümmiye Koçak Kimdir? Arslanköy Kadınlar Tiyatrosu’ndan Beyaz Perdeye

Ümmiye Koçak, köyündeki kadınlarla tiyatro topluluğu kurup film yöneten bir Toros kadını. Hikâyesini ve az imkânla proje başlatmak için derslerini anlattık.

Fikir ile Gelecek Editörlüğü · · güncellendi:

ümmiye koçak kimdir hayatı
Kısaca: Ümmiye Koçak, 1957’de Adana’da doğan, ilkokuldan sonra okula devam edemeyen ama okumayı hiç bırakmayan bir tiyatrocu ve yönetmendir. 2001’de Mersin’in Arslanköy’ünde kırsaldaki kadınların hayatını anlatmak için Arslanköy Kadınlar Tiyatro Topluluğu’nu kurdu. Tarlada çalışarak biriktirdiği parayla yazıp yönettiği Yün Bebek filmiyle New York Avrasya Film Festivali’nde ödül aldı.

Bir şeyi başlatmak için “doğru zamanı”, “yeterli parayı” ya da “uygun ekibi” bekleyenlerdensen, Ümmiye Koçak’ın hikâyesi sana iyi gelebilir. Toros Dağları’nda, yaklaşık 1.500 metre yükseklikteki bir köyde hayvan otlatan bir kadının önce bir tiyatro topluluğu kurması, sonra film yönetmesi ve hikâyesinin ders kitaplarına girmesi kolay bir yolculuk değildi. Bu yazıda onun hayatını basında yer alan bilgilerle özetliyor, ardından bir öğrenci olarak bu hikâyeden çıkarabileceğin somut dersleri konuşuyoruz.

Çocukluk ve kitaplarla kurulan bağ

Ümmiye Koçak 1957’de Adana’nın bir köyünde doğdu. İlkokuldan sonra eğitimine devam edemedi. Ancak okumayı bırakmadı; basına verdiği röportajlarda ilk okuduğu kitabın Maksim Gorki’nin Ana romanı olduğunu anlatır. Yıllar içinde evinde yüzlerce kitaplık bir kütüphane oluşturdu.

Evlendikten sonra Mersin’in Toroslar ilçesine bağlı Arslanköy’e yerleşti. Üç çocuk annesi olan Koçak, köy hayatının yükünü taşırken bir yandan da yazmaya devam etti.

Arslanköy Kadınlar Tiyatro Topluluğu

Dönüm noktası 2001’de geldi. Koçak, köy meydanında izlediği bir tiyatro gösterisinden sonra kendi köyündeki kadınların hikâyelerini sahneye taşımaya karar verdi. Anadolu Ajansı’na anlattığına göre ilk ekibi kurmak için 40 kapı çaldı ve sonunda 7 kadınla yola çıktı.

Topluluğun amacı, kırsalda yaşayan kadınların hayatına dair farkındalık oluşturmaktı. Oyunlarda köydeki gündelik ilişkiler, kadınların emeği, eğitim ve aile içi sorunlar işlendi. Basına yansıyan anekdotlara göre köyün erkekleri oyunlardaki karakterlerde kendilerini gördü; bu da topluluğun yerel etkisini gösteren en güzel örneklerden biri oldu.

Topluluk önce köyde, ardından şehir merkezinde ve farklı illerde sahneye çıktı. 2006’da Hasret Çiçekleri adlı oyunla Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali’nde yer aldı.

ümmiye koçak kimdir hayatı

Yün Bebek: Tarlada biriken parayla çekilen film

Tiyatrodan sonra hedef sinemaydı. Koçak, film yapımını öğrenmek için yaklaşık beş yıl araştırma yaptığını ve bu süreçte başka yapımlarda küçük rollerde oynadığını anlatır. Kadına yönelik şiddeti, Toroslarda yaşayan Yörük bir kız çocuğu üzerinden anlatan Yün Bebek filmini kendisi yazdı ve yönetti. Filmin masraflarının önemli kısmını tarlada çalışarak kazandığı parayla karşıladı.

Film 49. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde gösterildi ve çeşitli festivallerde izleyiciyle buluştu. Koçak, bu filmle New York Avrasya Film Festivali’nde “Sinemada En İyi Avrasyalı Kadın Sanatçı” ödülünü aldı.

Sonraki yıllar

2017’de İspanya’da çekilen ve Cristiano Ronaldo’nun yer aldığı bir reklam filminde hem yönetmen hem oyuncu olarak çalıştı; bunun ilk reklam deneyimi olduğunu söyledi. Hayat hikâyesi ortaokul ders kitaplarına girdi. 2020’de verdiği röportajda, Arslanköy halkının rol alacağı ikinci bir film üzerinde çalıştığını anlattı.

Kısa zaman çizelgesi

Yıl Olay
1957 Adana’da doğdu
2001 Arslanköy Kadınlar Tiyatro Topluluğu’nu kurdu
2006 Hasret Çiçekleri ile Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali
2010’lar Yün Bebek filmi; New York Avrasya Film Festivali ödülü
2017 İspanya’da çekilen reklam filminde yönetmenlik ve oyunculuk

Bu hikâyeden öğrenciye 5 ders

1. Kaynağın azsa ölçeği küçült, işi büyüt

Koçak ilk gününde bir salon, sponsor ya da profesyonel oyuncu aramadı; köy meydanı ve yedi gönüllü yetti. Bir kulüp etkinliği, podcast ya da kısa film fikrin varsa, ilk denemeyi elindeki imkânlarla yap. Gerçek bir ilk örnek, en iyi tasarlanmış plandan daha ikna edicidir.

2. Kendi hikâyeni anlat

Topluluğun gücü, izleyicinin sahnede kendini görmesinden geliyordu. Yazı, video ya da sosyal sorumluluk projesi yapıyorsan, en iyi bildiğin çevrenin sorunlarından başla. Yakından tanıdığın bir konu, hem daha samimi hem de daha doğru bir iş çıkarmanı sağlar.

3. Öğrenmeyi kendin üstlen

Koçak’ın okul eğitimi kısa sürdü ama okuma alışkanlığı ve film yapmayı öğrenmek için ayırdığı yıllar bu açığı kapattı. Üniversitede de derslerin dışında kalan pek çok beceriyi (kurgu, sahne yönetimi, proje yazma) ücretsiz çevrim içi kaynaklar, kütüphane ve kulüpler aracılığıyla öğrenebilirsin.

4. “Hayır”ları ekip kurma sürecinin parçası say

Yedi kişiye ulaşmak için kırk kapı çalmak, her dört-beş denemenin birinin olumlu döndüğü anlamına gelir. Kulüp üyesi, gönüllü ya da sponsor ararken gelen reddi kişisel algılamamak, süreci sürdürülebilir kılar.

5. Bir işi bitirip görünür kıl

Topluluğun festivale katılması ve filmin festivallerde gösterilmesi, yerel bir çabanın ulusal ve uluslararası görünürlük kazanmasını sağladı. Projeni bitirdiğinde onu yarışmalara, festivallere ya da açık çağrılara göndermeyi ihmal etme. Güncel yarışma ve başvuru ilanlarını Fırsat Radarı sayfamızda takip edebilirsin.

Kaynaklar

İlgili: #FİGSahne ‘Sahne Sırası Bizde’

Faydalı olduysa bir arkadaşına gönder: WhatsApp

Sıradaki

Bu yazıyı sevdiysen FiG Notları'na abone ol: iki haftada bir pazar, 5 dakikalık okuma.

Bir hata mı gördün? Bize yaz, düzeltelim.

%0 okundu WhatsApp paylaş