King Arthur: Kılıç Efsanesi (2017) İncelemesi: Guy Ritchie’nin Kral Arthur Yorumu
Guy Ritchie'nin King Arthur: Kılıç Efsanesi filmi izlenir mi? Künye, konu, güçlü ve zayıf yanlar, gişe sonucu ve efsanenin asıl kaynaklarıyla farkları.
Fikir ile Gelecek Editörlüğü · · güncellendi:

KING ARTHUR: KILIÇ EFSANESİ (King Arthur: Legend of the Sword)
Yapım yılı: 2017
Tür: Aksiyon, macera, fantastik
Süre: 126 dakika
Yönetmen: Guy Ritchie
Görüntü yönetmeni: John Mathieson
Müzik: Daniel Pemberton
Oyuncular: Charlie Hunnam (Arthur), Jude Law (Vortigern), Àstrid Bergès-Frisbey (Büyücü), Djimon Hounsou (Sir Bedivere), Aidan Gillen (Goosefat Bill), Eric Bana (Uther Pendragon)
Konu (spoiler içermez)
Camelot kralı Uther Pendragon, tahtı ele geçirmek isteyen kardeşi Vortigern’in kara büyüyle kurduğu bir komplo sonucu öldürülür. Uther’in küçük oğlu Arthur bir sandalla kaçırılır ve Londinium’un arka sokaklarında, bir genelevde büyür. Kimliğinden habersiz, sokakta dövüşmeyi ve hayatta kalmayı öğrenir.
Yıllar sonra Vortigern’in zalim yönetimi altında, kral kılıcı Excalibur hâlâ bir taşın içinde saplıdır ve onu kimse çıkaramamaktadır. Vortigern, gerçek varisi bulmak için bütün genç erkekleri kılıcı çekmeye zorlar. Sıra Arthur’a geldiğinde kılıç yerinden çıkar ve Arthur, istemediği bir mirasla, direniş grubuyla birlikte amcasına karşı mücadeleye sürüklenir.

Güçlü yanlar
- Ritchie’nin tanıdık üslubu: Snatch ve Sherlock Holmes‘tan bildiğimiz hızlı kurgu, iç içe geçen anlatım ve esprili diyaloglar, ortaçağ efsanesine beklenmedik bir tempo katıyor. Arthur’un sokakta büyüdüğü yılları birkaç dakikalık bir montajla anlatan bölüm, filmin en akılda kalan sahnelerinden.
- Müzik: Daniel Pemberton’ın vurmalı çalgılar ve nefes seslerine dayanan müziği, aksiyon sahnelerinin enerjisini taşıyan ana unsurlardan biri.
- Jude Law: Vortigern’i iktidar hırsıyla kendi ailesini feda eden, soğuk ve trajik bir kötü olarak oynuyor; filmin en dengeli performansı.
- Görsel dünya: Dev filler, yılanlar ve karanlık büyü sahneleri, fantastik sinema sevenler için gösterişli bir seyirlik sunuyor.
Zayıf yanlar
- Aceleci hikâye: Film aksiyona ve montajlara o kadar ağırlık veriyor ki karakterlerin gelişimine yeterince zaman kalmıyor. Yan karakterlerin çoğunu tanımadan finale ulaşıyoruz.
- Efektlerle yüklü final: Son bölümdeki dijital efektlerle dolu düello, filmin sokak dövüşü ruhundan uzaklaşıp sıradan bir süper kahraman sahnesine dönüşüyor.
- Ton dalgalanmaları: Espri ile karanlık büyü arasında gidip gelen ton, bazı izleyiciler için tutarsız hissettirebilir.
Eleştirmenler ve gişe ne dedi?
Film eleştirmenlerden karışık tepkiler aldı. Rotten Tomatoes’ta 279 eleştiri üzerinden yüzde 31 olumlu oranla kaldı; Metacritic puanı 100 üzerinden 41. Sitenin eleştirmen özeti, filmin eski bir hikâyenin üzerine yığınla modern aksiyon parıltısı koyduğunu söylüyor. Seyirci tarafında ise ABD’deki CinemaScore anketinde B+ aldı; yani salondan çıkanların önemli kısmı memnundu.
Gişe tarafında tablo daha net: Yaklaşık 175 milyon dolarlık bütçeye karşın dünya genelinde yaklaşık 148 milyon dolar hasılat elde etti. Filmin altı filmlik bir serinin ilki olması planlanıyordu; zarar nedeniyle devam filmleri iptal edildi.
Efsane ile film arasındaki farklar
Kral Arthur hikâyesi tek bir kaynaktan gelmiyor; yüzyıllar içinde farklı yazarlarca genişletildi. Filmi izlerken bu arka planı bilmek, Ritchie’nin nerede özgür davrandığını görmeyi kolaylaştırıyor:
| Kaynak | Katkısı |
|---|---|
| Geoffrey of Monmouth, Britanya Krallarının Tarihi (1136) | Arthur’u büyük bir kral olarak anlatır; kılıcın adı burada Caliburnus’tur. |
| Robert de Boron, Merlin (12. yüzyıl sonu) | Taştaki (ilk hâliyle örsteki) kılıç motifini ekler. |
| Thomas Malory, Le Morte d’Arthur (1485’te basıldı) | Hikâyeyi bugün bildiğimiz İngilizce biçimine kavuşturur. |
Geleneksel anlatıların çoğunda taştaki kılıç ile Göl Hanımı’nın verdiği Excalibur iki ayrı kılıçtır; Malory’de bile bu ayrım karışır. Film ikisini tek bir kılıçta birleştiriyor. Vortigern ise efsanede Arthur’un amcası değil, Arthur’dan önce Britanya’da hüküm sürdüğü anlatılan ayrı bir kraldır; film onu aile içi bir kötüye dönüştürüyor. Arthur’un sokakta büyümesi de tamamen filmin buluşu.
İzlemeli misin?
Kral Arthur efsanesine sadık bir uyarlama arıyorsan bu film seni tatmin etmeyebilir. Ama Guy Ritchie’nin tarzını seviyorsan, hızlı kurgulu bir fantastik aksiyon arıyorsan ve hikâyeden çok atmosferle ilgileniyorsan keyifli bir akşam filmi olabilir. İzledikten sonra Malory’nin anlatısına ya da Arthur efsanesinin diğer uyarlamalarına göz atmak, filmin yaptığı tercihleri daha iyi anlamanı sağlar.
Diğer film yazılarımız için Sinema kategorimize göz atabilirsin.
Kaynaklar
Sıradaki
Bu yazıyı sevdiysen FiG Notları'na abone ol: iki haftada bir pazar, 5 dakikalık okuma.
Bir hata mı gördün? Bize yaz, düzeltelim.



