İçeriğe geç

kültür · 2 dk

Gülhane Parkı’nda Ceviz Ağacı Bulmak

Fikir ile Gelecek Editörlüğü · · güncellendi:

ceviz ağacı
KısacaCeviz Ağacı, Nazım Hikmet’in yazdığı ve Cem Karaca’nın sesiyle tanınan şiirdir. Rivayete göre kaçak yaşayan şair, Gülhane Parkı’nda sevgilisiyle buluşacakken polisleri görüp ceviz ağacına tırmanmıştı; ancak şiir, Nazım Hikmet’in 1951’de yurt dışına çıkmasından sonra yazıldı. Ceviz ağacı, ayırt edilmeden ve özgürce yaşamayı simgeler.

Evrensel şairimiz Nazım Hikmet’in kaleme aldığı ve Cem Karaca’nın sesiyle ruh bulan, sonra bize Gülhane parkında ceviz ağacı aratan, o muhteşem eser…

Nazım Hikmet’in Piraye ile olan aşkını bir önceki yazımızda kaleme almıştık. Şimdi de yediden yetmişe herkesin bildiği “Ceviz Ağacı” şiirinin hikayesine bir bakalım istedik.

Hakkında yakalama kararı çıkan Nazım Hikmet, dolayısı ile, kaçak bir yaşam sürmektedir. Bir gün sevgilisi ile buluşmak için haber yollatmıştır. Ve adres Gülhane Parkı’nda bulunan ceviz ağacı olmuştur. Öyle ki, sevgiliye haber götüren kişi mi polislere haber verdi bilinmez ama, buluşacakları gün Nazım Hikmet ağacın altında beklerken etrafta birçok polis görmüştür ve ağaca tırmanmıştır. Kısa bir süre sonra ağacın altına gelen sevgili bakınmış fakat Nazım Hikmet’i görememiştir. Aradan geçen zamanda ne polisler gitmiş ne de Nazım Hikmet sevgilisine seslenebilmiştir. Ancak bu hikâye bir rivayettir; şiir, Nazım Hikmet’in 1951’de yurt dışına çıkmasının ardından yazdığı şiirler arasındadır. 

‘’Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda
Ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında’’

Şiirin tamamını Nazım Hikmet’in kitaplarından okuyabilir, Cem Karaca’nın yorumuyla dinleyebilirsin.

Gülhane Parkı'nda Ceviz Ağacı Bulmak
Şiirin başlığına baktığımızda genel şiir temasına hakim olduğunu görürüz. “Ben bir ceviz ağacıyım…” derken şair kişileştirme yapmaktadır. Şairin anlatıcı ve başlık olarak ceviz ağacını seçmesinin bir diğer özelliği; ülkesinde bulunduğu sürede yaşamının bir bölümünü polislerden kaçarak geçiren şair, birbirine benzeyen ağaç toplulukları arasında ayırt edilmeden ve özgürce yaşamayı simgelemiştir.

‘Yapraklarım gözlerimdir, şaşarak bakarım. Yüz bin gözle seyrederim seni, İstanbul’u. Yüz bin yürek gibi çarpar, çarpar yapraklarım.’ dizelerinde de şair vatanına ve sevdiğine duyduğu aşkı canlı bir biçimde dile getirmekte ve içinde bulunduğu hüzünlü andan çıkmak istemektedir. Okur, bu satırları okurken adeta kendini olayın içinde hissetmekte ve olayı gözünde canlandırmaktadır. Kısaca şairimiz olayı şiirleştirmemiş, bir nevi resmetmiştir.

 

 

HATİCE MERVE ALKAN

Faydalı olduysa bir arkadaşına gönder: WhatsApp

Sıradaki

Bu yazıyı sevdiysen FiG Notları'na abone ol: iki haftada bir pazar, 5 dakikalık okuma.

Bir hata mı gördün? Bize yaz, düzeltelim.

%0 okundu WhatsApp paylaş